Espor denildiği zaman hepimizin aklına klasik bir tanım geliyor: “Sporun dijital hali”. Peki gerçekten de öyle mi? Eğer bir spor ise takım oyuncuları bu dijital dünyada nasıl bir hayat yaşıyor? Oyun oynamak bir kültür mü, spor mu, yoksa bir meslek mi? İnsanlar bu sektöre neden yatırım yapıyorlar ve ekonomisi neden yüksek? Red Bull, bütün bu soruların cevabını vermek ve bizlere oyun kültürünün gelişimini sektördeki değerli isimler ile göstermek istemiş. Ve böylelikle mini belgesel tadında toplam 3 bölümlük bir video serisi olan “Ezber Bozanlar” ortaya çıkmış.

Bölüm I – Espor ve Oyun Kültürü

Oyun oynamak çoğu insan için bir kültür ve bir yaşam biçimidir. Fakat oyun ve onu takip eden espor kültürüne ilgisi olmayanlar için, ilk başta bunu kabul etmek ya da anlamak gerçekten çok zor olabiliyor. Sonuçta sanal bir ortamdan bahsediyoruz, ama sanal olmaktan çıkarak hayatımızın bir parçası oluyor çünkü dijital bir çağdayız. Espor siz takip etseniz de etmeseniz de her gün biraz daha kendi içerisinde gelişen bir ekosistem. Aslında çok uzun zaman önce ortaya çıkmış fakat sesini son yıllarda duyurmayı başarmış bir sektörden bahsediyoruz. Teknolojik gelişmeler ve internet erişimi sayesinde oyun oynamak, salonlardan ve evlerden dışarı çıkarak stadyumlara kadar ulaştı. League of Legends Dünya Şampiyonası büyük final etkinliğinin dünyada en çok izlenen finaller arasında 62 milyon kişi ile 3. sırada olmasını örnek olarak verebiliriz. Bu, oyun kültürüne yabancı olanlar için biraz dudak uçuklatıcı bir durum, fakat oyuncu topluluğu için gurur verici ve heyecanlandırıcı olduğunu söylemem gerek.

Ezber Bozanlar: Bir eSpor Hikayesi Bölüm 1

eSpor ile taraftarı olduğu spor kulübü yeni bir takım kuracağını duyurduğunda tanışanlar da var, bir turnuvanın büyük finalini yerinde izlemek için saatler öncesinden mekan kapısında kuyruk oluşturacak kadar eSpor “fanı” olanlar da. Öyle ya da böyle, eSpor artık her yerde ve dijital çağın gözde janrı olarak önlenemez yükselişini sürdürüyor.

Bölüm II – Takım Oyuncularının Hayatı

Bu sektörün adı neden elektronik spor, hiç düşündünüz mü? Bir kısım esporu bir spor dalı olarak kabul ederken nedense diğer kısım bir türlü kabul edemiyor. Ben kabul eden ve destekleyen taraftayım. Bir eylemin spor sayılması için illa bütün kas ve eklemlerin çalışması mı gerekiyor? Tabii ki de hayır. Ama nedense görülmeyen ya da görmezden gelinen bir nokta var: El – göz koordinasyonu ve strateji. Yani oyun oynamak, aslında bilişsel bir beceridir. Bu yüzden de bir spordur ve ne kadar eğlenceli olsa da fiziksel anlamda yorucu olduğunu söyleyebiliriz. Takım oyuncularına geldiğimiz zaman buna neden profesyonel olarak yaklaştıklarını anlayabiliyoruz. Zihinsel güçlülük ve stres atma odaklı özel antreman programları ve bunları takip eden takım koçları var, çünkü olmak zorunda. Çünkü oyun oynamak artık onlar için hobi olmanın dışında bir meslek gibi. Çünkü oyun üzerine bir hayat kurmak onlar için bir tercih değil, bu onların hayali. Onlar için espor ve oyun, dünyadaki tüm kültürleri birleştiren bir olgu.

Ezber Bozanlar: Bir eSpor Hikayesi Bölüm 2

SuperMassive menajeri Ulaş Gülkirpik ise profesyonel oyuncuların yoğunlukları ve ilgi alanları itibariyle sosyal yaşamlarında çok aşama kaydedememelerinin şaşırtıcı olmadığı görüşünde: “Bu kesinlikle bir eksik olarak görülmemeli çünkü biliyoruz ki (oyuncular) çok popüler insanlar, birçok taraftarları, takipçisi olan insanlar.” Doğru, eSpor çoktan kendi yıldızlarını yarattı. “Bazen dışarıdayken çok rahat edemiyorum bu yüzden.”

Bölüm III – Yatırım ve Ekonomi

Takipçi sayısının ve ilgilenenlerin fazla olduğu sektörlerde ne olur? Yatırım! Espor sektöründe oyuncu popülasyonu açısından büyük bir kitle olması bu sektöre yatırım yapılmasını sağlıyor. Yatırım yaptıkça da sektör gelişiyor ve önünü alamıyoruz, artık takip etmekte zorlanıyoruz. Peki oyuncuların ne kadar kazandıklarından haberiniz var mı? Bu soruya şöyle cevap veriyorlar: çok! Milyon dolarların üzerinde kazanan oyuncular var. Hem de hepsi genç nüfus. Türkiye’de genç oyuncu sayısının fazla olması ekonomiyi geliştiren en önemli etken. Birkaç sene sonra geleceği yeri tahmin etmek hem zor hem de heyecan verici. Bizleri sevindiren ve şanslı hissettiren konu ise bunun başlangıcında olmak ve bu gelişme sürecine tanıklık edecek olmamız.

Ezber Bozanlar: Bir eSpor Hikayesi Bölüm 3

Riot Games’den Bora Koçyiğit, Türkiye’nin oyun pazarında Avrupa’da Almanya’nın ardından ikinci sırada olduğunu söylüyor ve büyümenin devam etmesinde ülkedeki genç nüfusun etkili olduğuna inanıyor. 1907 Fenerbahçe eSpor CEO’su Sina Afra ise böyle giderse üç sene içinde büyük bir patlama yaşanacağı görüşünde. “Oyuncu sayısı, profesyonelleşme… Bir sektör oluşacak,” diyor.

Türkiye’de bir ilk olan bu espor belgeseli ile genel olarak oyun kültürü ve esporun gelişmesi üzerine röportaj tadında sohbetlere tanık oluyoruz. Bu görüşleri sektörde yer edinmiş bir çok değerli insanlardan duymak ise hem bu kültürü destekliyor hem de bizleri bu kültür ile daha da yakınlaşmamızı sağlıyor. Siz de bu belgeseli desteklemek için buradan paylaşımda bulunabilirsiniz.

Reklamlar